5 Ekim 2024 Cumartesi

KUDÜS

 Ne yazsam eksik kalacaktı.

Ne yazsam burada eğreti duracaktı..

birşeyler  yazmadım, yazamadım.

Ruhum kaç zamandır yerinde değil.

Bu adeta yok gibi yaşamak,hayatı yeniden etraflıca sorgulamak.

Ne hissediyorum diye  içime dönünce gördüğüm yalnızca derin bir sızı...

Ruhum titrek eli ayağı birbirine dolanmış.

Kalleşçe, ahlakı olmayan bir  savaşın karşısında donakalmış.

Ömrümün hiç bir anında  hissetmediğim şeyler hissediyorum.

Hiç bir anında çaresiz kalmadığım kadar çaresizim.

Gördüğüm kareler geçiyor gözlerimin önünden.

O minicik çocuklar anneler, çaresi babalar..

Ve  sesler kulagımda  yankılanıyor...

Sağır  edici sesler..

Sık sık irkiliyorum,uykularımdan uyanıyorum.

Bundan öncesi dinlediğim hiçbir  müzikten zevk almıyorum.

O dertler karşısında bizim tüm dertlerimizin bir anda bitiverdiğini  görüyorum.

Sadece  çoğalmak istiyorum..

Delice ve hızla çoğalmak... 

Benden binlerce , milyonlarca olsun istiyorum.

O binlerce benle el ele verip gidelim,

koşan şahlanan atlarla gidelim.

Yaralanan her bir çocuğu   daha ne  olduğunu anlamadan, göz açıp kapayıncaya kadar sarıp sarmalayıvereyim.

Yada vücudum öyle büyük, öyle sağlam olsun ki  koskocaman şehrin semalarına gerileyim... 

Ama olmuyor 

Ellerim kısacık yetişmiyor.

Vücudumun  kapladığı alan minicik, genişlemiyor.

Tamda çaresizim, yetersizim  dediğim anda  bir  beyit  aklıma geliyor. 

* "Ağlayın su yükselsin

Belki kurtulur gemi" 

Ağlıyorum sonra,  hüngür hüngür ağlıyorum..

Su yükselmiyor 

Gemi kurtulmuyor.. 

Hiçbirşey değişmiyor

Hiçbir şeyi değiştiremiyorum, gücüm yetmiyor. 

Sonra bir söz aklıma geliyor 

* "Bizler yıkım görürüz, Allah inşâ ediyordur..

Bizler hezîmet görürüz , Allah muzaffer kılıyordur" 

İçim bir nebze olsun rahatlıyor. 

Değil mi ki; 

* "Yarınlar en az bugün kü kadar Allah'ındır.

Bugün de  Allah'ındır, en az dünkü kadar." 

O halde olmuş olanda hayır vardır  deyip,  takır tukur çaldığım hikmetler kapısının tokmağını yavaşça bırakarak o kısmı Yaratan'a bırakıyorum..

Tıpkı beni yarattığı gibi onlarıda Yaratan'a 

Sonra hemen kendime dönüyorum. 

Ben neresindeyim bu zulmün? 

●  "Pasif iyi, aktif kötünün yardımcısıdır" 

Aman ya Rabbi  bu nasıl bir  sözdür ki tüm ömrümü zulme ortak kılıveriyor bir anda.. 

● "Hiç birşey yapmamak, şerre hizmet  etmektir" 

Aman Ya Rabbi  ben ne yapıyorum burada... 

Hemen bir şeyler yapmalıyım,

koşturmalıyım, heyecanımı hiç kaybetmeden.

anlatmalıyım çevreme insanlara, her  kime  dokuna biliyorsa dokunmalı yüreğim.

her kime ulaşabiliyorsam ulaşmalıyım.

Ben böyle yerimde durmamalıyım. 

Evet ey kardeşlerim. buraya kadar yazdıklarım bir yol ayrımına getirmeli hepimizi.

Hak ve  batılın yol ayrımına.

Belki de  herkesin hissettiği şeylerdi bunlar, Belki de  dile dökemediklerinizdi...

dile  döküldü şimdi bakın..

dile döküldü ve somutlaştı bir anda .

O halde  kader vukû bulmalı, 

Pasif kalarak, daima aktif olan kötülere karşı yardımcı olmamalıyız.

Hiçbirşey yapmayarak şerre hizmet  etmemeliyiz.

Peki nereden başlamalıyız. 

* 1- Bu  gördüğümüz hâdiseler bizi yeniden İslam'a çağırmalı.

evvela yeniden müslümanlığımızı  gözden geçirmeliyiz.

Unutmamalıyız ki Zulmün karşısında  en ağır  silahımız sinelerimizdeki imandır.

Bu süreçte ibadetlerimizi gözden geçirmeli, yapmıyorsak derhal vakit  kaybetmeden yapmaya başlamalıyız.

Eğer yapıyorsak daha içten ve samimi olmaya özen göstermeli,

farzlarımıza nafileleri, sünnetleri eklemeliyiz. 

*2- Heyecanımızı yitirmemeliyiz.

Eğer heyecanımızı yitirirsek herşeyimizi yitirmiş oluruz.

bunu diri tutmak içinde  sürekli bu davaya gönül vermiş kimselerle  birlikte olmaya özen göstermeli etrafımızda böyle kimseler yoksa internette  kurulan gruplara  katılmalı  sosyal medyadan bunlar için canla başla savaşanları takip etmeliyiz. 

* 3-Öleceğimizi bilsek de boykot ürünlerinin en küçüğünden büyüğüne hiç birine yaklaşmamalıyız.

Boykotu artık bir yaşam biçimi haline getirmeliyiz.

Birgün  bunların hepsi  bittiğinde bu  ürünleri yeniden almaya  baslamamalı.  Ömürümüz boyuncave  nesiller  boyu boykotumuzu devam ettirmeliyiz.

Marketlerde  Mağazalarda minicik çocuklarımıza  dahi  boykotlu ürünler olduğunu söyleyip kalp  kırmadan incelik ve nezâketle, uyarımızı yapmalıyız. 

* 4-Filistin Meselesi, Kudüs meselesi yalnızca arapların değil tüm Müslümanların meselesidir..

hatta öyle ki yapılan bu zulümler sonunda, tüm insanlığın meselesidir. 

Bu konuda bilgisizce, cahilce konuşup kendimizi komik duruma düşürmemeliyiz. 

* 5- Araştırmalıyız, soruşturmalıyız.Konu hakkında kitaplar okumalıyız.

Bana  dokunmayan yılan bin yaşasın mantığında  hayat olmaz.

Bir  an evvel bilinçlenmeliyiz.

* 6-Hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmamalı, herşeyin ve her gücün üzerinde Allah'ın gücünün ve planının olduğunu unutmamalıyız. 

* 7- Dua etmeyi bir an bile bırakmamalıyız.

"Ve Allah, eşsiz bir şanlı zafer ile sana yardım etsin.

İmanlarına iman katsınlar diye inananların kalplerine o güveni indiren O’dur.

Öyle ya, Allah’ındır bütün o göklerin ve yerin orduları. 

Allah herşeyi bilendir, hikmet sahibidir."

Fetih Suresi: 3-4

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 1.Şiir gün gelir ağrılar da bayatlar mı rabbim kadastroya kayıtlı endişeler ve sümbüller hangisine siğınsam ıslandım kederden karkasların g...