18 Temmuz 2025 Cuma

 1.Şiir


gün gelir ağrılar da bayatlar mı rabbim

kadastroya kayıtlı endişeler ve sümbüller

hangisine siğınsam ıslandım kederden

karkasların gölgesinde yosun tutmaktan

olgunlaşmayan çamların kırgınlığını

ellerim ve adımlarımla görmezden gelemezdim


ben, kendine ve başkasına güvenmeyen

gözlerim kapanınca ilk defa görme korkusu

uzak çağrılar, yakın bir ses, bir yudum su

bunlar için taşlardan ayetler aşırdım

zaman geçince konuşacaktı aramızdaki suskunluk

bir şey geçti ne bir kimse bir şey söyledi

ne yola koyulmak yolu anlamlı kıldı


inandım ama yenilmek gibi

kalbimden mantığın siperlerine kadar

tüm şüpheler sanki kanıksamış zihnimi

bir zaman korkuydu tek güvendiğim dağ

sonra merhametin yüzünü sıyırdım

Sıyırdım tülünü aşk denen mucizenin

baktım çekice, demire ve sönmeyen ateşe

meğer kalbim örs kılınmış, bilmemişim


ben rabbim, sana ait olan

hangi ara bu kadar savruldum

çiçekleri yaşatmak için dokunmuyorum onlara

anlatmadım, hepsi buydu.


2.Şiir


bütün suskunluğumla yok olurken

kimse tanımadı beni birkaç ruhtan başka

alevlendiren hem teskin eden

en çirkin haliyle görünen aşka


yüzümdeki oyuklar türlü oyunlarla kapanmaz

severek ve kıvranarak hallice bir meczuptan

kısır döngülerle her gün süzülen saçların

bir defaya mahsus inanmaya muhtaç yalnızca

her defasında aynı noktaya dönerek

dönerek ve kıvranarak dönmeyi dileyerek, aslında

benim söylediğim her şey biraz Malatya.


biraz şehir biraz tütün

yakan, kavuran, anlamlandıran

anlatamayacağım daha birçok...

odalar; borsadan, denizden, gürültüden uzak

buraya yakışan en güzel kelime uzak.


uzakta her gün daha uzakta

takip ederek kayıtsız kalarak türlü ateşlerle

bin kat altında kaldı boynu beddua alanların

hiçbir şey olmadı etten, kemikten olan ve ruhtan yoksunlara.


sarf ettim israf ettim tükettim ben dahi ne varsa

ben yoksa alemde başka ne ola ki

yıkmadım yıkılmasın dedim ben yok olsam

yine de duymasa beni bin başlı ejderha

vurulduğum noktadan vurdum kendimi.


bütün ihtimalleri kaldırılsın kalbimin ulaşmaya dair

söylenecek ne varsa söylenmiş adımıza

içerliyorum alınmadım yaşadığım hayata

içerliyorum hep oyun kaldım çocuk bahçesinde

ben en güzel günümde yalnız seni gördüm rüyamda

5 Ekim 2024 Cumartesi

KUDÜS

 Ne yazsam eksik kalacaktı.

Ne yazsam burada eğreti duracaktı..

birşeyler  yazmadım, yazamadım.

Ruhum kaç zamandır yerinde değil.

Bu adeta yok gibi yaşamak,hayatı yeniden etraflıca sorgulamak.

Ne hissediyorum diye  içime dönünce gördüğüm yalnızca derin bir sızı...

Ruhum titrek eli ayağı birbirine dolanmış.

Kalleşçe, ahlakı olmayan bir  savaşın karşısında donakalmış.

Ömrümün hiç bir anında  hissetmediğim şeyler hissediyorum.

Hiç bir anında çaresiz kalmadığım kadar çaresizim.

Gördüğüm kareler geçiyor gözlerimin önünden.

O minicik çocuklar anneler, çaresi babalar..

Ve  sesler kulagımda  yankılanıyor...

Sağır  edici sesler..

Sık sık irkiliyorum,uykularımdan uyanıyorum.

Bundan öncesi dinlediğim hiçbir  müzikten zevk almıyorum.

O dertler karşısında bizim tüm dertlerimizin bir anda bitiverdiğini  görüyorum.

Sadece  çoğalmak istiyorum..

Delice ve hızla çoğalmak... 

Benden binlerce , milyonlarca olsun istiyorum.

O binlerce benle el ele verip gidelim,

koşan şahlanan atlarla gidelim.

Yaralanan her bir çocuğu   daha ne  olduğunu anlamadan, göz açıp kapayıncaya kadar sarıp sarmalayıvereyim.

Yada vücudum öyle büyük, öyle sağlam olsun ki  koskocaman şehrin semalarına gerileyim... 

Ama olmuyor 

Ellerim kısacık yetişmiyor.

Vücudumun  kapladığı alan minicik, genişlemiyor.

Tamda çaresizim, yetersizim  dediğim anda  bir  beyit  aklıma geliyor. 

* "Ağlayın su yükselsin

Belki kurtulur gemi" 

Ağlıyorum sonra,  hüngür hüngür ağlıyorum..

Su yükselmiyor 

Gemi kurtulmuyor.. 

Hiçbirşey değişmiyor

Hiçbir şeyi değiştiremiyorum, gücüm yetmiyor. 

Sonra bir söz aklıma geliyor 

* "Bizler yıkım görürüz, Allah inşâ ediyordur..

Bizler hezîmet görürüz , Allah muzaffer kılıyordur" 

İçim bir nebze olsun rahatlıyor. 

Değil mi ki; 

* "Yarınlar en az bugün kü kadar Allah'ındır.

Bugün de  Allah'ındır, en az dünkü kadar." 

O halde olmuş olanda hayır vardır  deyip,  takır tukur çaldığım hikmetler kapısının tokmağını yavaşça bırakarak o kısmı Yaratan'a bırakıyorum..

Tıpkı beni yarattığı gibi onlarıda Yaratan'a 

Sonra hemen kendime dönüyorum. 

Ben neresindeyim bu zulmün? 

●  "Pasif iyi, aktif kötünün yardımcısıdır" 

Aman ya Rabbi  bu nasıl bir  sözdür ki tüm ömrümü zulme ortak kılıveriyor bir anda.. 

● "Hiç birşey yapmamak, şerre hizmet  etmektir" 

Aman Ya Rabbi  ben ne yapıyorum burada... 

Hemen bir şeyler yapmalıyım,

koşturmalıyım, heyecanımı hiç kaybetmeden.

anlatmalıyım çevreme insanlara, her  kime  dokuna biliyorsa dokunmalı yüreğim.

her kime ulaşabiliyorsam ulaşmalıyım.

Ben böyle yerimde durmamalıyım. 

Evet ey kardeşlerim. buraya kadar yazdıklarım bir yol ayrımına getirmeli hepimizi.

Hak ve  batılın yol ayrımına.

Belki de  herkesin hissettiği şeylerdi bunlar, Belki de  dile dökemediklerinizdi...

dile  döküldü şimdi bakın..

dile döküldü ve somutlaştı bir anda .

O halde  kader vukû bulmalı, 

Pasif kalarak, daima aktif olan kötülere karşı yardımcı olmamalıyız.

Hiçbirşey yapmayarak şerre hizmet  etmemeliyiz.

Peki nereden başlamalıyız. 

* 1- Bu  gördüğümüz hâdiseler bizi yeniden İslam'a çağırmalı.

evvela yeniden müslümanlığımızı  gözden geçirmeliyiz.

Unutmamalıyız ki Zulmün karşısında  en ağır  silahımız sinelerimizdeki imandır.

Bu süreçte ibadetlerimizi gözden geçirmeli, yapmıyorsak derhal vakit  kaybetmeden yapmaya başlamalıyız.

Eğer yapıyorsak daha içten ve samimi olmaya özen göstermeli,

farzlarımıza nafileleri, sünnetleri eklemeliyiz. 

*2- Heyecanımızı yitirmemeliyiz.

Eğer heyecanımızı yitirirsek herşeyimizi yitirmiş oluruz.

bunu diri tutmak içinde  sürekli bu davaya gönül vermiş kimselerle  birlikte olmaya özen göstermeli etrafımızda böyle kimseler yoksa internette  kurulan gruplara  katılmalı  sosyal medyadan bunlar için canla başla savaşanları takip etmeliyiz. 

* 3-Öleceğimizi bilsek de boykot ürünlerinin en küçüğünden büyüğüne hiç birine yaklaşmamalıyız.

Boykotu artık bir yaşam biçimi haline getirmeliyiz.

Birgün  bunların hepsi  bittiğinde bu  ürünleri yeniden almaya  baslamamalı.  Ömürümüz boyuncave  nesiller  boyu boykotumuzu devam ettirmeliyiz.

Marketlerde  Mağazalarda minicik çocuklarımıza  dahi  boykotlu ürünler olduğunu söyleyip kalp  kırmadan incelik ve nezâketle, uyarımızı yapmalıyız. 

* 4-Filistin Meselesi, Kudüs meselesi yalnızca arapların değil tüm Müslümanların meselesidir..

hatta öyle ki yapılan bu zulümler sonunda, tüm insanlığın meselesidir. 

Bu konuda bilgisizce, cahilce konuşup kendimizi komik duruma düşürmemeliyiz. 

* 5- Araştırmalıyız, soruşturmalıyız.Konu hakkında kitaplar okumalıyız.

Bana  dokunmayan yılan bin yaşasın mantığında  hayat olmaz.

Bir  an evvel bilinçlenmeliyiz.

* 6-Hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmamalı, herşeyin ve her gücün üzerinde Allah'ın gücünün ve planının olduğunu unutmamalıyız. 

* 7- Dua etmeyi bir an bile bırakmamalıyız.

"Ve Allah, eşsiz bir şanlı zafer ile sana yardım etsin.

İmanlarına iman katsınlar diye inananların kalplerine o güveni indiren O’dur.

Öyle ya, Allah’ındır bütün o göklerin ve yerin orduları. 

Allah herşeyi bilendir, hikmet sahibidir."

Fetih Suresi: 3-4

11 Şubat 2023 Cumartesi







 

Hoşgeldin yeni yaşım...💐

 Bir yıl daha silindi şu ömür defterinden. İnsan yaş aldıkça her şey sakinleşiyormuş meğer beklentileri,hayalleri, Bu yaşımda her özelliğim için ayrı ayrı teşekkür ederim Allahım.Her daim kalbimin en güzel duygusu hüznüm için, hala farklı bir bulut gördüğümde sevinen sevincim için, heyecanlanınca titreyen sesim için,hiçbir şeyi içimde tutamayıp söze dökülen dobra dilim için,beni ben yapan heyecanım,neşem gülüm yüzüm için şükürler olsun sana.Bazen yorulduğum,kendime kapandığım kendimi dinlediğim sonra yeniden canlandığım, bazen sedeleyerek yürüdüğüm bazen emin adımlarla yürüdüğüm kostuğum,ulaştığım,ulaşamadığım, düşe kalka yara bere içinde devam ettiğim o yollar bu hayatta en değerli hediyemmiş meğer.İnsanın yanına tek kar kalan şey kendi deneyimleri,kendi yaşadıkları,kendi tecrübeleriymiş. Bana göre en güzel armağan kendi yolunu çizmektir.Kendi çizginde, kendi doğrularında, kendi ışığında doğruca ilerlemek. Sanırım yeni yaşımda da kendime ilke edindiğim tek şey bu olacak. Bir de 90 yaşındaki Yazar Regina Brett’in tavsiyeleri;

Hayat adil değildir ama yine de iyidir.

Şüphe ettiğinizde, karşınıza çıkan adımı küçük atın.

İşiniz hastalandığınızda sizinle ilgilenmeyecek. Arkadaşlarınız ve aileniz elinizi tutacak.

Her tartışmayı kazanmak zorunda değilsiniz. Kendinize karşı dürüst kalın.

Biriyle beraber ağlayın. Yalnız ağlamaktan iyidir

Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Onların serüveninin ne olduğunu bilmiyorsunuz.

Hayatta her şey aniden değişebilir

Sizi öldürmeyen her şey gerçekten de sizi daha güçlü kılar.

Hayatta gerçekten sevdiğiniz şeyin peşinden giderken, ¨hayır¨ı cevaptan saymayın.

Başınıza gelen her kötü şeye üzülmeden önce kendinize şu soruyu sorun: ¨Bundan 5 yıl sonra bunun bir önemi olacak mı?

Zaman her şeyin ilacıdır. Zaman vermeyi bilin.

Affedin ama unutmayın.

Eğer bütün sorunlarımızı toplayıp bir yere atsaydık, başkalarının sorunlarını gördüğümüzde ancak kendi sırtımızı sıvazlardık.

Özenti vakit kaybından başka bir şey değildir. Sahip olduklarınızla mutlu olun.

Kendinizi nasıl hissederseniz hissedin, kalkın, giyinin ve çıkın.

Hayat hediye paketiyle sunulmamış olsa da yine de bir armağandır...

Her şeyden önce kendine söz veriyorum yorulduğum zaman pes etmek,düştüğüm  zaman kalkmamak yok. Kimi zaman göz yaşıyla kimi zaman mutlulukla başımızı yastığa koyacagım… Yaşamak bu ya! Hüzünleri katlanıp rafa dizerken, araya birkaç tane de mutluluk sıkıştıracağım

Yaşadığım her şey için ayrı ayrı teşekür ederim Allah'ım Yeni yaşım ne getirir ne götürür bilmiyorum ama  gönlümdeki her arzumu ne istiyorsan senden istiyorum. Ve  bu yaşımda kendine hatırlatacağım tek  şey; nasibine inan,bunun için çabala ve her daim Rabbinden hayırlısını iste…


24 Aralık 2022 Cumartesi

Yol....


Rahman ve Rahim’in ismiyle

Her sûre bir mühür sanki yüreğime damgalanan,ezberlediğim her ayette bana kul olduğumu hatırlatan… Dünya bir pazar yeri herkes alelacele ne bulduysa dolduruyor heybesine, benim heybem boş, ellerim garip. Heybeme ne doldurabilirim bu dünyadan. Bu yolun henüz daha başındayım Leylasının başında gözyaşı döken Mecnun gibi Leyla'mın başında gözyaşları dökmedim henüz. Bazen oturup düşünüyorum bu dünyaya neden geldim, ne için yaşıyorum ve bundan sonra ne olacak? İçimde güller yeşermeden dışımda Gülistan olmamın bir faydası yok. Ve o kendime sürekli sorduğum soru; acaba bundan sonra hayatım nasıl olacak ve ben kendimi geliştirebilecek miyim? Kimim ve neyim? Bu hayatta  kendimi bilmek ve Rabbimi bilip tanımak ilk gayem.  Çünkü Rabbini bilen haddini,hududunu,nerede duracağını bilir, nerede olursa olsun Allah'ın gazabına uğrayacağını, nerede durursa onun rahmet nazarına dokunacağını bilir, Hani geçiyor ya alak suresinde “اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذٖي خَلَقَۚ “  İkra Bismi rabbikellezi halak. Yaradan Rabbinin adıyla oku. Cebrail ilk oku buyuruyor.Ben okuma bilmem diyor Resul. Peki ya biz kendimize bakıverelim her şeyi biliyor muyuz? Bir yanda her şeyi bilen biz, öbür yanda “Bilmediklerimi ayağımın altına koysam başım göğe değerdi diyen” bir İmam’ı Azam Ebu Hanefi. Uğraşlarımız rabbimizin adıyla değilse, okuduklarımızdan bir hayır ve bereket göremeyiz.Ve o ilimle amel etmedikçe ne önemi var ki ilmin. Sahabe efendilerimiz  on ayet ezberleyip tatbik etmedikçe yeni ayetlere geçmezlermiş.Benim de bu yolda ilk hedefim buydu. Her seferinde niyetimi tazeleyip tekrar bu yola koyuldum. Tüm çabam ruh-i mahşerde o taç’a layık olmaktı.  Kimse bilmesin diye Rabbime arz etmiştim dertlerimi, “Ya yapamazsam? “dediğimde  hissettiğim o derin sızı var ya yüreğimdeki işte o derin sızı beni Kuran’a  muhafız yapan Aşkın ta kendisiydi. Peki kimdi hafız,neydi hafızlık? Sadece Rabbimin Hidayet için indirdiği Allah lafzını ezberlemek miydi? Bunca dünyalık telaşı ardında bırakıp ömrünü Kur'an'a adamak,minnet ve rica duygularından sıyrılıp vahyin sırrına vakıf olandı hafız.Uykusuz geçirilen geceler, fedakarlıktı hafızlık.Ayetleri ilmek ilmek gönlüne işleyen , Kur'an'ın başına gözyaşı döken, sabırlı harmanlanandı hafız. Ey gözlerimin nuru  hayatıma sürur veren Kur'an.İçim daraldı sana sarıldım, yoruldum sana sarıldım, kabrimde yar ve yardımcı ol bana ey Kur'an. Başladığım gün kendime tekrar tekrar hatırlattım o cümleler; Ey nefsim! Sakın Oldum deme daha çok yolun başındasın.Ömrümün sonuna kadar Rabbim hakkıyla muhafaza edebilmeyi, yaşamayı, yaşatmayı nasip etsin.Rabbim kelamını zihnimde hoşça misafir edebilenlerden eylesin


 1.Şiir gün gelir ağrılar da bayatlar mı rabbim kadastroya kayıtlı endişeler ve sümbüller hangisine siğınsam ıslandım kederden karkasların g...